Bir firma kurmak ciddi bir yatırımdır: sermaye, emek ve yıllar. Bütün bunların amacı, ürününüzün ya da hizmetinizin piyasada bir yer edinmesidir. O yeri edinirken de bilerek ya da bilmeden bir satış politikası seçersiniz.
İki yol, iki farklı duruş
Bazı firmalar “uygun fiyatla çok satarak kazanırım” der. Bazıları ise “kaliteli üretirim, fiyatım da buna göredir” der. İkisi de doğru olabilir; ama ikisi de müşteriye aynı şekilde görünemez. Uygun fiyatlı bir marka erişilebilir ve net görünmelidir. Kaliteli ve fiyatı yüksek bir marka ise ilk bakışta güven vermelidir.
Müşteri sizinle tanışmadan önce karar verir
Kurumsal satışların çoğu bir görüşmeyle ya da bir referansla başlar. Ama o görüşmeden önce hemen her zaman bir ön tanışma olur: web sitenize bakılır, kataloğunuz, sunumunuz ya da teklif dosyanız incelenir. Karar o ilk izlenimde büyük ölçüde şekillenir.
Bu ilk izlenimde logonuz özgün değilse, renkleriniz işinizi yansıtmıyorsa, dokümanlarınız sıradan görünüyorsa, toplantıda ne söylerseniz söyleyin müşteri tereddüt eder.
Söylediğinizle gösterdiğiniz uyuşmalı
“Bizim kalitemiz bu, size de bu kalitenin üzerinde iş vereceğiz” demek istiyorsunuz. Ama elinizdeki logo internetten bulunmuş bir görselin uyarlamasıysa, kartvizitiniz ile web siteniz farklı renklerdeyse, söylediğiniz ile gösterdiğiniz çelişir. Müşteri bu çelişkiyi adlandıramaz ama hisseder; satış politikanız da kâğıt üzerinde kalır.
Mükemmel iş yoktur, uygulanabilir iş vardır
Bir logonun doğru olup olmadığını anlamanın en basit yolu, onu gerçek hayatta kullanmaktır. Kartvizitin köşesinde, e-posta imzasında, telefon ekranında, bir tişörtün nakışında, metal bir ürünün lazer kazımasında, fabrikanın cephesindeki tabelada ve fuar standında… Rengiyle, tek renk haliyle, vektörel dosyasıyla en küçük uygulamadan en büyüğüne kadar sorunsuz kullanılabiliyorsa, o logo doğru iştir.
Ekranda mükemmel görünen ama küçüldüğünde okunmayan, tek renge çevrilince dağılan, nakışta ya da baskıda bozulan bir logo ise ne kadar güzel olursa olsun yanlış iştir. Biz tasarıma bu soruyla başlıyoruz: bu logo her yerde çalışacak mı?
İyi bir logo ne yapar?
Özgündür; başka bir markayı hatırlatmaz ve tescil edilebilir. İşinizi anlatır; renkleri ve formu sektörünüze ve fiyat duruşunuza uygundur. Her yerde aynı görünür; kartvizitte, web sitesinde, araç giydirmede ve ambalajda tutarlıdır. Ve güven verir; profesyonel bir yapının ürünü olduğu ilk bakışta anlaşılır.
Sık yapılan hata
Bugün en sık karşılaştığımız yöntem şu: şirket adını ya da baş harfini Google’a yazıp çıkan bir logoyu alıp üzerinde küçük değişiklikler yapmak, ya da yapay zekâya “bana bir logo hazırla” deyip çıkanı kullanmak. İkisinde de benzer bir marka olup olmadığı, tescilli olup olmadığı araştırılmaz ve işin hukuki tarafı açık kalır.
O tarafı ayrı bir yazıda anlattık: marka aslında logodan önce, isimle başlar. Kartal’daki ofisimizden İstanbul Anadolu yakasındaki ve sanayi bölgelerindeki firmalarla 2010’dan bu yana bu sırayla çalışıyoruz.
İlgili hizmet
Kurumsal Kimlik & Marka Tasarımı
